Üstün zekâlı ve yetenekli çocukların potansiyellerini keşfetmek, onlara uygun eğitim yöntemleriyle sosyal ve duygusal beceriler kazandırmak amacıyla hayata geçirilen “Cevher Çocuk” projesinin açılış dersi, 4 Nisan 2026 Cumartesi günü Gebze Arapçeşme Bilim Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Üniversitemiz ve Gebze Belediyesi’nin iş birliğiyle hayata geçirilen proje, çocukların akademik başarılarını dolaylı yoldan artırmayı ve onları yaşadıkları topluma güçlü yaşam becerileriyle entegre etmeyi hedefliyor. Çok Boyutlu ve Disiplinler Arası Bir Eğitim Modeli olan İMÜZEP (İstanbul Medeniyet Üniversitesi Üstün Zekalılar Eğitim Programı) kapsamında yürütülen proje, 2025-2027 yılları arasında iki yıllık bir süreci kapsamaktadır. Bloom Taksonomisi, Çoklu Zekâ Kuramı ve Sternberg’in Başarılı Zekâ Kuramı gibi bilimsel temellere dayanan eğitim programı, sadece 3. ve 4. sınıf öğrencilerini kabul ediyor. Program ile gastronomiden yazılıma, yapay zekâdan nümizmatiğe, felsefeden girişimciliğe kadar çeşitli alanlarda disiplinler arası bir keşif yolculuğu sunuluyor.
Gebze’de gerçekleştirilen açılış programına; Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yaşar Bülbül, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Proje Koordinatörü Prof. Dr. Marilena Z. Leana Taşcılar ile çok sayıda veli ve öğrenci katıldı.
“En Değerli Sermayemiz İnsandır”
Programda kapsamlı bir açılış konuşması gerçekleştiren Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, 21. yüzyılda devletlerin en önemli dayanağının doğrudan doğruya insanın bizatihi kendisi olduğunu vurguladı. “En değerli sermayemiz insandır” diyerek sözlerine başlayan Çelik, üniversite olarak sadece diploma veren bir kurum olma iddiasının ötesine geçtiklerini ifade etti. Çelik, “Bizim önümüze gelen üniversite gençliğiyle beş temel alanda ilgilenmek zorundayız. Sadece mühendis veya doktor yetiştirmek yetmez. Öğrencimizin akademik gelişiminin yanı sıra kişilik ve karakterini, sağlıklı sosyalleşmesini, küresel sistemle entegrasyonunu ve fiziki gelişimini de gözetiyoruz.” diyerek projenin dayandığı vizyonu paylaştı. Gebze’nin kendisi için çocukluğunun geçtiği özel bir yer olduğunu da hatırlatan Çelik, “Cevher Çocuk Projemiz, bu beş temel alanda üstün yetenekli çocuklarımızın okul dışındaki süreçte akademiyle buluşmasının ilk aşamasıdır. Bu devasa ekosistemle evlatlarımıza hayatın tamamına hitap edebilecek iki yıllık bir yol arkadaşlığı sunacağız.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
”Cevher’i İşlemek Bir Ustalık Meselesidir”
Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ise projenin isimlendirme aşamasından itibaren büyük bir titizlikle çalışıldığını belirterek, “Elimizde bir cevher var ama bu cevherin kıymetini bilmek, onu doğru işlemek bir ustalık meselesidir” dedi. İyi bir elmasın ehil bir ustanın elinden geçmediği sürece değerini gösteremeyeceğini ifade eden Büyükgöz, Cevher Çocuk projesinin Türkiye’de bu formatta uygulanan tek yerel yönetim hamlesi olduğunu vurguladı. Ayrıca ”Milli Eğitim camiamızda maalesef sınav puanı odaklı bir anlayış var ve bu süreçte bazen yetenekler gözden kaçabiliyor. Biz burada çocuklarımıza hazır bilgi ya da ‘balık’ ikram etmeyeceğiz; onlara balık tutmayı, yani düşünme kabiliyetini, mukayese mantığını ve yönetme becerisini öğreteceğiz. Mizacı buna müsait olan bu özel evlatlarımızın, matematikten felsefeye kadar her alanda çok kısa sürede bilgi üretme reflekslerini geliştirmeyi hedefliyoruz.” sözleriyle de geleneksel eğitimdeki sadece “öğretme” odaklı yaklaşımın ötesine geçtiklerini belirtti.
Konuşmasında teknoloji vurgusu da yapan Başkan Büyükgöz, “Bizim gençlerimiz teknolojinin sadece tüketicisi değil lazer teknolojisini üreten, telefonun içindeki yazılımı ve oyunları yazan liderler olmalı. Asla teknolojinin kölesi olmamalılar” diyerek projenin vizyonunu “Teknofest kuşağını en üst seviyeye taşıyacak mucitler yetiştirmek” olarak tanımladı.
“Özel Yetenekli Çocuklarımız Zekat Oranı Kadar Özel Bir Kitledir”
Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, konuşmasında üstün yetenekli bireylerin toplum içindeki oranına dikkat çekerek sarsıcı bir benzetmede bulundu. “Bu çocuklar tüm insanlık içerisinde %2,5’luk bir kesimi oluşturuyor. Bu oran bizim inancımızdaki zekat oranıdır; bunu aklınızdan çıkarmayın” diyen Özyiğit, bu cevherleri seçebilen milletlerin zirveye çıktığını ifade etti.
Potansiyeli doğru yönlendirilmemiş çocukların kaybolma ihtimalinin yüksek olduğuna ve ileride istenmeyen yollara sapabileceklerine dikkat çeken Kaymakam Özyiğit, sürecin ciddiyetini koruması adına “işin sulandırılmaması” ve hak etmeyenin bu gruplara dahil edilmemesi hususunda hassasiyet istedi. Ayrıca bu kıymetli emeklerin kalıcı bir mirasa dönüşmesi için akademisyenlere çağrıda bulunan Özyiğit, tecrübelerin sadece Gebze ile sınırlı kalmaması adına çalışmaların mutlaka akademik makalelere veya kitaplara dönüştürülerek bilim dünyasına kazandırılması gerektiğini ifade etti.
Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri derslikleri ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Bu sırada eş zamanlı olarak Prof. Dr. Marilena Z. Leana Taşcılar tarafından velilere yönelik bir seminer düzenlendi. Seminerde projenin ana yapısı anlatılırken, ebeveynlerin üstün yetenekli çocuklara karşı sergilemesi gereken tutumlar üzerinde duruldu. Velilere; çocukların yüksek merak duygusunu bastırmamak, onlara karşı sabırlı ve destekleyici bir rehber olmak ve mükemmeliyetçilik baskısından kaçınarak duygusal gelişimlerini önceliklendirmek gerektiği aktarıldı.
Çocukların güçlü ve zayıf yönlerini tespit edebilmeleri, problem çözme ve takım çalışması gibi sosyal-duygusal öğrenme becerilerini geliştirmeleri hedefiyle hayata geçirilen proje ile “Minik Girişimciler” ve geleceğin teknolojisini bugünden anlayan “Yapay Zekâ Yolcuları” yetiştirmeyi amaçlayan program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Bu eğitim serüveni, çocukların kendilerini daha iyi ifade edebilmelerine olanak tanırken, aynı zamanda toplumsal katkı bilinci yüksek bireyler olarak yetişmelerine zemin hazırlayacaktır.



















