“Gazze’de Üniversiteli Olmak: Yıkımın İçinde Bilimi Sürdürmek, Geleceği Birlikte Kurmak” Paneli Gerçekleştirildi

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında Üniversitemiz tarafından düzenlenen “Gazze’de Üniversiteli Olmak: Yıkımın İçinde Bilimi Sürdürmek, Geleceği Birlikte Kurmak” başlıklı panel, 17 Eylül 2026 tarihinde İMÜ Ziraat Bankası Merkez Kütüphane Hasan Polatkan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu, üniversite öğrencilerinin yaşadığı zorluklar ve eğitim hayatının sürdürülebilmesine yönelik çabaların ele alındığı programa Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yaşar Bülbül, personelimiz ve öğrencilerimiz katıldı.

Moderatörlüğünü Tıp Fakültemiz öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Alimoğlu’nun üstlendiği panelde, Tıp Fakültemizden Dr. Öğr. Üyesi Sobhi Skaik ile Gazzeli öğrenciler Husain İsmail (Al Azhar Üniversitesi) ve Adnan Skaik (Gazze İslam Üniversitesi) konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Gazze’de yükseköğretimin savaş öncesindeki yapısı, üniversitelerin ve eğitim altyapısının karşı karşıya kaldığı yıkım, akademisyen ve öğrencilerin yaşadığı kayıplar ile tüm bu koşullara rağmen eğitimin sürdürülmesi için geliştirilen yöntemler ele alındı.

Yoğun katılımın olduğu programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yaşar Bülbül, Gazze halkının maruz kaldığı soykırıma karşı mücadelesini azimle sürdürdüğünü kaydederek, bu ve benzeri etkinlikleri düzenlerken Gazzelilerin bu dirençli mücadelesine saygı ile onları unutmadığımızı göstermeyi amaçladığımızı belirtti.

Ardından panelin moderatörü Prof. Dr. Orhan Alimoğlu, öncelikle Gazze’yi gündemine alarak toplantıya katılan dinleyicilere ve etkinliği düzenleyen Üniversitemiz yönetimine teşekkür etti. Üniversitemizin Gazze’deki Al Azhar ve İslam Üniversiteleri ile 10 yıldır iş birliği içinde olduğunu ve yaklaşık 12 yıldan beri Gazzeli öğrencilerin İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim aldıklarını kaydeden Prof. Dr. Alimoğlu, kendisinin Gazze’ye yaptığı ziyaretlerdeki tecrübeleriyle ilgili bilgiler verdi. Gazze’de 7 Ekim 2023’te başlayan savaşın daha düşük yoğunlukta da olsa sürdüğünü ve saldırıların devam ettiği her gün insanların hayatını kaybettiğini vurgulayan Prof. Dr. Alimoğlu, panel konuşmacılarını kısaca tanıttı ve ardından panele geçildi.

Gazze’de Yükseköğretimin Mevcut Durumu

Panelde ilk sunumu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Sobhi Skaik, Gazze Şeridi’ndeki genel duruma, Gazze soykırımındaki güncel gelişmelere ve yükseköğretim kurumlarının mevcut durumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Sunumda, 7 Ekim 2023 öncesinde Gazze’de 11 üniversite ve 8 diğer yükseköğretim kurumunun bulunduğu, üniversitelerde yaklaşık 90 bin öğrencinin eğitim aldığı ve bölgedeki okuryazarlık oranının yüzde 98,1 düzeyinde olduğu bilgileri paylaşıldı.

Gazze’deki üniversitelerin önemli bölümünün 2023 yılının Ekim ayından itibaren ağır hasar gördüğü veya tamamen yıkıldığı belirtilen sunumda, 19 yükseköğretim kurumunun tamamının yıkılmış ya da ağır hasarlı hâle geldiği, binaların yüzde 80-95’inin kullanılamaz durumda olduğu aktarıldı. Sunumda ayrıca yükseköğretim altyapısındaki kayıpların yanı sıra akademisyen ve öğrencilerin yaşadığı kayıplara da dikkat çekildi. Paylaşılan verilere göre 1.100’den fazla akademisyen ve 16.800’den fazla üniversite öğrencisi hayatını kaybetti.

“Yıkıma Karşı Süreklilik”: Eğitim Nasıl Sürdürüldü?

Panelde öne çıkan başlıklardan biri, Gazze’de fiziksel eğitim altyapısının büyük ölçüde kullanılamaz hâle gelmesine rağmen öğrencilerin eğitimlerini sürdürme çabaları oldu. Sunumda, öğrencilerin çadırlarda ve mülteci kamplarında ders çalıştığı, tez savunmalarının gerçekleştirildiği, akademisyenlerin derslerini cep telefonlarıyla kaydederek internet erişimi sağlandığında öğrencilerle paylaştığı örneklere yer verildi. Hasarlı evlerde eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü; elektrik kesintileri nedeniyle cep telefonu ışığından yararlanıldığı, sınırlı internet erişimi için eSIM ve ortak cihazların kullanıldığı aktarıldı.

Çevrim içi ve hibrit eğitim modellerinin yanı sıra geçici öğrenme alanlarının, uluslararası akademik bağlantıların ve öğrenci dayanışma ağlarının da eğitimin devamlılığında önemli rol oynadığı belirtildi. Bu kapsamda UNESCO Gaza Virtual Campus, GEM ve PalMed Academy gibi platformların yanı sıra Üniversitemiz gibi farklı ülkelerdeki üniversitelerle gerçekleştirilen akademik iş birliklerine dikkat çekildi. Son olarak, Gazze’de yükseköğretimin sürdürülebilmesine yönelik öneriler katılımcılarla paylaşıldı.

Gazze’den Türkiye’ye Uzanan Akademik Dayanışma

Panelde, Gazze’de tıp eğitiminin sürdürülebilmesi amacıyla Filistinli öğrencilerin Türkiye’de eğitimlerine devam etmelerine yönelik çalışmalar da ele alındı.

Husain İsmail tarafından gerçekleştirilen “Gazze’de Öğrenci Olmak: Zorluklar, Umut ve Türkiye’de Yeni Bir Başlangıç” başlıklı sunumda, Gazze’de tıp eğitiminin savaş koşulları nedeniyle karşı karşıya kaldığı güçlükler aktarıldı. Elektrik ve internet kesintileri, güvenlik tehdidi, psikolojik yük ve tıp eğitimi için gerekli klinik materyal ve laboratuvarlara erişimde yaşanan sorunlar, öğrencilerin günlük eğitim hayatındaki başlıca güçlükler arasında sıralandı.
Sunumda, Gazze’de tıp eğitiminin sürdürülemez hâle gelmesi üzerine öğrencilerin eğitimlerini tamamlayabilmek amacıyla yurt dışındaki imkânlara yöneldiği; Türkiye’nin ise bu süreçte Filistinli öğrencilere eğitimlerini sürdürme fırsatı sunduğu belirtildi. İlk etapta Gazze İslam Üniversitesi’nden kabul edilen 16 intörn öğrencinin eğitimlerini tamamlayarak mezun olduğu, Al Azhar Üniversitesinden kabul edilen 17 intörn öğrencinin ise mezuniyet sürecinde olduğu ifade edildi. Öğrencilerin Türkiye’deki eğitim süreçlerine uyumunda dil, sosyal çevre ve psikolojik koşulların önemli başlıklar olduğu; üniversite yönetimleri, akademisyenler ve öğrencilerin desteğiyle bu süreçte önemli ilerleme sağlandığı kaydedildi.

Dr. Adnan Skaik tarafından gerçekleştirilen “Gazze’de Tıp Eğitimi: Savaştan Önce, Savaş Sırasında ve Savaş Sonrasında” başlıklı sunumda ise, savaştan önce Gazze’deki 3 tıp fakültesinde yaklaşık 2000 tıp öğrencisinin öğrenim görmekte olduğu bilgisi verilerek 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan savaşla birlikte tıp eğitiminin uğradığı kesintinin boyutları aktarıldı. Gazze’de Haziran 2024’te yeniden başlayan eğitim sürecinde öğrencilerin yerinden edilme ve çeşitli ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığı ve buna rağmen eğitimlerine devam ederek bir kısmının mezun oldukları belirtildi. Gazze’de şu anda uzmanlık ve lisansüstü eğitim fırsatlarına erişim, acil tıp ve cerrahi gibi kritik uzmanlık alanlarında eğitim ve halk sağlığı, anne-çocuk sağlığı ve beslenme alanlarında araştırma konularında ciddi bir ihtiyacın bulunduğu kaydedilerek bu alanlarda kazanılan bilgi ve deneyimin Gazze’nin sağlık sisteminin yeniden inşasında kullanılması gerektiği vurgulandı.

Eğitim ve Bilim İçin Geleceğe Dair Beklentiler

Panelde Gazze’de yükseköğretimin yeniden inşası ve öğrencilerin eğitim hayatlarının sürdürülebilmesi için atılması gereken adımlar da değerlendirildi.

Sunumlarda; öğrenciler ve akademisyenlere yönelik yaşam desteği programlarının sürdürülmesi, hibrit klinik eğitim imkânlarının genişletilmesi, üniversiteler arasında kurumsal bağlantıların ve kardeş üniversite programlarının geliştirilmesi, uzaktan alınan ders ve kredilerin tanınması ile Gazze’deki üniversitelerin yeniden inşasına yönelik çalışmaların desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca geleceğe yönelik beklentiler kapsamında mezuniyet sonrasında tıpta uzmanlık eğitimi ve klinik branşlarda gelişim imkânlarının sürdürülmesi, Türk akademisyenlerle ortak biyomedikal ve klinik araştırmalar yürütülmesi ve Gazze’deki diğer tıp ve sağlık öğrencilerinin eğitimlerini tamamlayabilmeleri için burs ve kontenjanların artırılması yönündeki beklentiler paylaşıldı.

Programda ayrıca Gazze’den Türkiye’ye gelen öğrencilerin eğitim süreçlerinde Prof. Dr. Orhan Alimoğlu ve İMÜ MASAM’ın sağladığı akademik, idari ve sosyal desteğe teşekkür edildi. Sunumlarda, Türkiye’deki üniversitelerin ve akademisyenlerin desteğinin Filistinli öğrencilerin eğitimlerini sürdürmeleri açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.

Panel, Gazze’de eğitim ve bilimin yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik akademik dayanışmanın öneminin vurgulanması ve öğrencilerin eğitimlerini sürdürme çabalarının ele alınmasıyla sona erdi. Program sonunda dinleyiciler arasından 3 kişiye çekilişle, Prof. Dr. Orhan Alimoğlu’nun “Sevgili Gazze: Bir Doktorun Anıları” adlı kitabı hediye edildi.